| |
BAĞLAMA AİLESİ :
Ülkemizde en yaygın olarak kullanılan telli bir Türk Halk Müziği enstrümanıdır. Yörelere ve ebatlara göre bu enstrümanlara bağlama denir.
1 Kopuz : Türklerin Orta- Asya, Horasan ve Mavraün bölgesinden Anadolu;ya 11.ve12.ci yüz yılda göç ederken kültürlerinin bir parçası olan Kopuz,Dötar gibi estrümanları da beraberlerinde getirmişlerdir.
Kafkaslarda, Balkan ülkelerinde kullanılan Telleri ve perdeleri çeşitli bağırsaklardan yapılan yapım formu ve perde dizaynı bildiğimiz bağlamımızdan farklı olsa da fiziki görünümü bağlamaya benzer, geometrik olarak üçgen biçimindedir.
Balkan ülkeleri ve Avrupa da ise Batı Hun İmparatoru'nun(Atilla)kullandığı söylenir fakat hiçbir enstrümanın kesin tarihi bilinmediği gibi bu enstrümanların; da kesin olarak bilinmemektedir.
2 -Cura: Bağlama Ailesinin en küçüğüdür ve çok çığırtkan bir enstrümandır. Genellikle gurup halinde kullanılır.Tekne boyları ise19. cm metren 30 cm'ye kadardır ve çekeceği akort sistemine göre değişir.
3 -Çöğür: Curadan biraz daha büyüktür ve tekne boyu(34,35,36 cm)ye kadardır. Kendine has çok güzel bir ses tonu vardır,aynı zamanda çok eskiden dedelerimizin Cem'lerde kullandığı bir enstrüman türüdür. Not: Çektiği akort sistemi ise günümüzde en çok kullanılan bağlama düzeni dediğimiz RE, SOL, LA;dır. Kısa saplı bağlamaya en yakın olan enstrüman çöğürdür.
4 -Tambura: Bağlama Ailesinin akort ve düzenlere göre en çok kullanılanıdır. Tekne boyları 38,39,40 veya 41 cm olabilen uzun saplı bir enstrümandır.
Balkan ülkelerinde Tamburaya Irızva adı verilir.
5 -Tamdıra: Bağlama Ailesinde renk saz olarak kullanılan ve kendine has bir ses tonu olan bir enstrümandır. Genellikle Aşıklar , Ozanların tarafından kullanılmaktadır.Tekne boyları 42 cm den başlayıp 45 cm ye kadardır.
6 - Divan: Bağlama Ailesinin en büyüğü olup genellikle gurup halinde renk saz olarak kullanılır. Tekne boyları 50, 51, 52 cm olabilmektedir.
BAĞLAMA YAPIMINDA KULANDIĞIMIZ AĞAÇ TÜRLERİ.
Dut, Ardıç, Kelebek, Maun (Sipo ).Gürgen, Akgürgen, Kayın, Ladin, Morgül, Gül, Zebrano, Abanoz, Plesenk
BAĞLAMA ALIRKEN ENLERE DİKKAT EDİLMELİ.
1 - Bağlama yapan Firma veya kişilerin çalışma sistemine veya cittiyetine.
2- Kullandığı malzemenin kalitesine.
3-Bağlamanın fiziki görünümüne.
4-Ses kalitesine, kullanım rahatlığına .
5-Kullanan kişi ve Kurumların, Güvenine .
ARDIÇLAR
Ardıç cinsi 60 türü ile kuzey yarıkürede( Alaska'dan Meksika'ya kadar Kuzey Amerika; da;Arktrik bölgelere kadar tüm Avrupa;da;Kuzey ve Doğu Afrika;da,Ön Asya, Doğu Asya ile Orta ve Kuzey Asya'da)geniş bir coğrafi yayılışa sahiptir.
Bu doğa harikası ağaç ürünleri çok amaçlı kullanılmaktadır. Çok dayanıklı ve de kolay işlenebilen güzel kokulu, öz odunu çoğunlukla kırmızı, kahve veya vişneçürüğü rengindedir.
Özellikle kalem sanayin de, çekmece ve sandık dolapların yapımında, oymacılıkta, kaplamacılıkta, evlerin dekorasyonunda, bahçe çitlerinin yapımında, ülkemiz köylerinde toprak damlı evlerin dam ve taban döşemelerimde, çürümeye karşı çok dayanıklı olduğu için kullanılmaktadır.
1-Katıran Ardıç: Çoğunluğu çalı yada ufak ağaç halinde bulunurlar. Uzunlukları 2-4. Metre arasında olabilen Ardıç türüdür. Katran Ardıcı Akdeniz ülkelerinde, Surye, Anadolu, Kafkas ve Kuzey İran'da doğal olarak yayılmıştır. Ülkemizde, Trakya ve Anadolu’nun ( İç Anadolu'nun Tuz Gölü ve doğu Anadolu hariç)hemen hemen her tarafında görülür.
Eskiden Toros Dağları ve Batı Anadolu Dağlarında bulunan köylerde, ağacın gövde ve dalları büyük küpler içinde yakılır, elde edilen katran süzülerek, insan ve hayvanlarda görülen bazı deri hastalıklarında ( uyuz gibi )kullanılırmış.
Bugün için Anadolu'da Ardıç Katran'ın yerine Andız Katranı, Çam katranı veya Sedir katranı kullanılmaktadır. Akdeniz Alp'lerinin eteklerinde, katran Ardıcından katran elde eden imalathanelerin kurulduğuna dair bilgiler mevcuttur.
2-Çin Ardıcı: Çoğunlukla Çin, Moğolistan ve Japonya’da doğal olarak yetişen bu ardıç türü çok çeşitlilik gösterir. 20 Metreye kadar uzayabilen geniş ağaçlardır. Konik veya sütun şeklinde olabilirler. Boylu çalı, bodur çalı veya sarmaşık gibi yere sürünücü, yayılıcı forumlarında vardır.
Bu ardıç türünün çok yeşil ve sık yapraklarının muhteşem görümü nedeniyle genellikle bahçe veya park düzenlemelerinde kullanılırlar.
3-Bodur Ardıç :Avrupa, Asya, Kuzey Amerika’nın kutup bölgelerinde ve yüksek dağlarında yaygındır.Türkiye'de yüksek dağlarda ( Uludağ, Kazdağı, Muratdağı, Erciyesdağı, Nemrutdağı gibi)1.100, 2.600.Metre arasında özellikle orman sınırı üstünde yaygındır.Bodur ardıç yerde sürünen 30-40.cm. boyunda sık dallı bir ardıç türüdür. Dalları kalın ve kısa, yaprakları sürgüne hemen hemen yapışık gibidir. Üst kısımlarında beyaz renkte, genç bir stoma bandı görülür. Her bir kozalağın köşelerinde üç-iki ender olarak da bir tane yumurtaya benzeyen tohum görülür.
4-Finike Ardıcı: Akdeniz bölgesi, Güney Avrupa, Kuzey Afrika, Kanarya Adaları ile Güneybatı Anadolu'da görülür. Türkiye’de Muğla, Marmaris, Datça, Kuşadası, Söke, Çeşme dolaylarında, makiler içerisinde küçük guruplar halinde bulunurlar.
Kuzey Afrika'da ve Cezayir2de 2. Bin metre kadar yüksek bölgelerde bulunmaktadır.
Kanarya adalarında da bin yaşına yaklaşan yada daha yaşlı olabilen kalın çaplı Finike Ardıcı bulunmaktadır. Toprak isteği bakımından kanat kar olmakla beraber, kışları sert geçen iklim şartlarından zarar görürler.
5.Sabin Ardıç: Güney ve Orta Avrupa'nın dağlık yörelerinde( Alpler ve Pireneler),Akdeniz bölgesinde, Anadolunun bazı kesimlerinde, Kafkaslar, Güneydoğu Rusya, Altaylar ve Batı Kazakistan olmak üzere yeniş bir yayılışa sahip olan Sabin ardıcı, 3–4 metreye kadar uzayabilen eğri gövdeli bazen de yere yatık olan bir ardıç türüdür. Dört sıra üzerinde karışık uzanan koyu yeşil renkli yapaklar bulunmaktadır. Bu ardıç türü Türkiye'de yüksek dağlık yörelerde, kurak yamaçlarda, orman sırtında bulunur. Örneğin: Karabük,Keltepe(1.700.metre), Gümüşhane,(1.400.metre),Sivas'ın Yızıl dağları(1.800. metre),Manisa dağı.(1500.metre), Murat dağı(.2.200.metre),Maraş’ın Ahırdağı.(2.000.metre)bu ardıç türünün bulunduğu yerlerden bazılarıdır.Önceleri Sabin ardıcının kurumuş yapraklı sürgünleri, kara ardıç yağı (Herba Sabinae )olarak adet söktürücü,çocuk düşürücü ve idrar arıtıcı olarak da kullanılırmış.
6. Boylu Ardıç: Öncelikle kayalık ve sert topraklarda yetişen, yaşlandıkça yaşlanan tepeye sahip 15-20. Metre boyunda bir orman ağacıdır. Antalya’nın Elmalı yöresinde 25. Metre boyu ve 6-7.Metre çevresi olanlarına rastlanabilir. Gövde kabukları kül grisi rengindedir. İnce şeritler halindeki çatlaklı boz mavi-yeşil pul yaprakları son derece ince sürgünlere sıkı bir şekilde ve karşılıklı olarak yatarlar.
Kozaları 8-12. mm. çapında dört ile altı pulda meydana gelir. Olgun kozalar koyu mor, kahverengi ya da siyah olmaktadırlar. Üzerleri çoğunlukla dumanlı her bir kozalakta dört ile on adet kestane kırmızısı, sivri uçlu küçük tohumlar vardır.Odunları çok dayanıklı, ince ( Testürlü ) Damarlı ve kaliteli, özlü rengi ise koyu vişneçürüğü veya kırmızı olan bir türdür. Öz odununun kokulu ve daha koyu renkli olması nedeni ile diğer ardıç türlerinden ayrılması kolaydır.Yetiştiği bölgeler ise: Batıda Balkanlar, Güneydoğuda; İran,Irak'ın batısı Güneybatıda Moldovya,Yunanistan adaları,Bulgaristan’ın güneyi, Kırım, Küçük Asya, Kafkas, Lübnan, Surye doğal olarak bulunmaktadırlar.
2500 ile 3000.Metreler arasında yayılış gösterir. Türkiye’de ise Katran Ardıç’ın dan sonra en geniş yayılışa sahip olan bir türdür. Kuzey, Batı, Orta ve Güney Anadolu'da özellikle Toros ve Antitoroslar'da kuru ve taşlı yamaçlarda teker teker ya da toplu halinde görülür. Sıcak ve kurak yerlerde dayanıklı olmakla beraber Akdeniz bölgesindeki dağların zirve sin’de dört mevsimi beraber yaşamaktadırlar.
7.Kokulu Ardıç: Boyları 10–15. Metreye kadar uzayabilen gençliğinde düzgün gövdeli ve piramidal tepeye sahip olan doğa güzeli bir ardıç türüdür. Genç sürgünler kısa, kalın ve belirgin bir şekilde dört köşeli yapraklar oluşturduğundan güzel bir koku verir.( Latince, foetidissima, fena kokulu anlamına gelir. ) Bu nedenle bazı Türkçe kitaplarda bu ardıca kokar Ardıç adı verilir. Diğer ardıç türünden tohum sayısının az olmasından odununun açık kırmızı, kahverengi olmasından ve çok güzel kokmasıyla ayrılır.
Türkiye'den başka, Yunanistan dağlarında, Arnavutluk, Yugoslavya, Suriye ve Kırım Yarım adasında doğal olarak yayılır.
|
|